20 Eylül 2013 Cuma

13.İstanbul Sanat Bienali

13.İstanbul Sanat Bienali devam ediyoooooor...
Kısa bir performans izlemek için tıklayınız
.https://www.facebook.com/photo.php?v=10201791593658787&saved

ANNE BEN BARBAR MIYIM?

Sergiden bir bölüm izlemek için tıklayınız.


Osmanbey 'de dörtlü tamam.

Aziz Yavuzdoğan ,Öznur Kalender,Süleyman Boyoğlu ve Raşit Yakalı .Konu Karikatür tabi...

NOSTALJİ SERGİMİZ OCAK TA


20 EYLÜL 

Hürriyet Gazetesi Çarşaf Mizah Dergisi'nden 1980 ve 1992 yılları arkasında hiç ara vermeden çalışmalarını sürdüren  ÇARŞAF KARİKATÜR OKULU aradan geçen uzun yıllar sonra  bizde varız sergilerine bir yenisini ekliyor.
ÇARŞAF KARİKATÜR OKULU NOSTALJİ SERGİSİ:
Çalışmalarımıza bu 12 yıl içinde katılan arkadaşlarımız an az bir politik olmayan karikatürünün yanında o yıllara ait varsa fotoğrafları,çizimleri ve anılarına ayrıca bekliyorum
Bu nostalji sergimizde tüm arkadaşlarımızı / Çarşaf Dergisi çizerleriyle, yazarları ve yönetim kadrosunu da bekliyoruz,Müzik eşliğinde anılarımızı tazeliyelim.İlkin Deniz'i ve İlhan Nalbant kardeşlerimizde katılırlarsa sergimiz renklenir.Destek verecek tüm arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum şimdiden.
Raşit Yakali
Not Karikatürleri Dernek ve Mizah Merkezimize adımı yazarak bırakabilir şiniz. Ayrıca 300 dp olarak:  www.ryakali@ yahoo.com   Ya da  www.ryakali@gmail.com  adreslerime yollayabilirsiniz.
Raşit Yakalı
  0 yorum 


3 Eylül 2013 Salı

KALBİM SIKIŞTI.....

Yenilenen basın kartlarımızı almak için Fındıklı'daki Basın Yayın Genel Müdürlüğü ne gitmiştim .Çıkışta metro durağına giderken bir kalabalıklar karşılaştım.Birden kendimi boyalı merdivende buluverdim.Haberin içine düşmüştüm, hemen İPAD imi çıkardım merdivendeki evli çiftin resimlerimi çekip sizlere haber yapacaktım.Gözüme kestirdiğim iki hanımefendinin yanına yaklaşıp gülümseyerek"Hemen resimlerini ben de çekeyim." dedim.Hanımlardan biri  "İsterseniz siz de geçin ben sizi çekeyim.Dedi. Zaten benim amacım oydu."Zahmet olacak dedim ve nasıl kullanacağını anlatıp merdivenlere koştum.Hanım efendi değişik yerlerden üç resim çekti.Çok teşekkür ettim,nasıl olsa üç resmin biri doğrudur deyip bitişikte gördüğüm olayın kahramanı beyefendiye yönelip çaktırmadan bir resim çekmek istedim ama beni fark ettiler.Ben de yanlarına gidip elini sıkıp:"Şöhret oldunuz beyefendi. dedim , o da bana asıl halkımız şöhret oldu' bu onların başarısı, Avrupa'da insanlar " Bakın Türkler merdivenleri boyuyorlar." diyorlar. Bütün Türkiye merdivenleri boyuyor artık 
Türkiye renkleniyor.Dedi.Teşekkür edip ayrıldım ve biraz ileride hanımefendinin çektiği resimleri kontrol ettim.İşte o an göğsümün birden ağrıdığını ve terlediğimi hissettim.Çok fena olmuştum. bu olayın tekrarı yoktu ve gelinle damat çoktan gitmişlerdi.Bu olayı biraz sonra TGC de ünlü eski muhabirlerden Seraceddin Zıddıoğlu' na anlattım. "Abi ben bu habere giden bir muhabir olsaydım,sizde genel yayın müdürü olsaydınız,beni kovmuşmuydunuz?" "Çoktaaaan'' dedi.
Bir kere daha anladım gazetecilere neden beş yıl erken emekli ettiklerini....