3 Eylül 2013 Salı

KALBİM SIKIŞTI.....

Yenilenen basın kartlarımızı almak için Fındıklı'daki Basın Yayın Genel Müdürlüğü ne gitmiştim .Çıkışta metro durağına giderken bir kalabalıklar karşılaştım.Birden kendimi boyalı merdivende buluverdim.Haberin içine düşmüştüm, hemen İPAD imi çıkardım merdivendeki evli çiftin resimlerimi çekip sizlere haber yapacaktım.Gözüme kestirdiğim iki hanımefendinin yanına yaklaşıp gülümseyerek"Hemen resimlerini ben de çekeyim." dedim.Hanımlardan biri  "İsterseniz siz de geçin ben sizi çekeyim.Dedi. Zaten benim amacım oydu."Zahmet olacak dedim ve nasıl kullanacağını anlatıp merdivenlere koştum.Hanım efendi değişik yerlerden üç resim çekti.Çok teşekkür ettim,nasıl olsa üç resmin biri doğrudur deyip bitişikte gördüğüm olayın kahramanı beyefendiye yönelip çaktırmadan bir resim çekmek istedim ama beni fark ettiler.Ben de yanlarına gidip elini sıkıp:"Şöhret oldunuz beyefendi. dedim , o da bana asıl halkımız şöhret oldu' bu onların başarısı, Avrupa'da insanlar " Bakın Türkler merdivenleri boyuyorlar." diyorlar. Bütün Türkiye merdivenleri boyuyor artık 
Türkiye renkleniyor.Dedi.Teşekkür edip ayrıldım ve biraz ileride hanımefendinin çektiği resimleri kontrol ettim.İşte o an göğsümün birden ağrıdığını ve terlediğimi hissettim.Çok fena olmuştum. bu olayın tekrarı yoktu ve gelinle damat çoktan gitmişlerdi.Bu olayı biraz sonra TGC de ünlü eski muhabirlerden Seraceddin Zıddıoğlu' na anlattım. "Abi ben bu habere giden bir muhabir olsaydım,sizde genel yayın müdürü olsaydınız,beni kovmuşmuydunuz?" "Çoktaaaan'' dedi.
Bir kere daha anladım gazetecilere neden beş yıl erken emekli ettiklerini....



1 yorum:

Bucera dedi ki...

Raşit bey ;
''Bir delinin poliklinik defetri'' isimli kitabımın kapağı ve bazı sayfaları karikatürleriniz sayesinde güzelleşmişti.
Şimdi bu deli doktor diyor ki;
Mutlaka bir kardioloğa görünün
sevgilerimle