Aydın'dan Ahmet Yalçınkaya meslekdaşım soruyor:" Raşit hocam ben de sizin bu yaptıklarınızı Aydında bir kütüphanede uyarlamak istiyorum, izin verir misiniz ve bana biraz dökümanlarınızdan yollayabilir misiniz acaba ?. Diyor..
"Ne demek. Tabii ki yarın sana bazı fotokopiler yollarım. Karikatür sanatının sevilmesi adına herşeyi yaparım. Sen de yeni yöntemler geliştirebilirsin. O zaman da sen bizimle paylaşırsın bunları.." dedim..Ne güzel bir iletişim bu.. Mutlaka faydalı olacağız. Gelde bu blogun oluşmasında bana her türlü fedakarlığı yapan Sevdakar Çelik hocama bir kez daha teşekkür etme. Ellerine sağlık hocam.
Resimlere bakın.. Çocukların ilgisi, katılım derecesi yüzlerinden nasıl okunuyor.Buradaki amaç karikatür sanatını en küçük yaşlarda öğrencilere tanıtmak, Sevdirmek, yaymak. Karikatürist yetiştirmek değil. Ama neden olmasın. Ya tutarsaaa.
Ne güzel. Ben burada karikatür kelimesinin telaffuzunu doğru söylemeyi öğretsem, o bile bana yeter..." Olmuş tabii, eline sağlık, teşekkür ederim." diyerek, sonunda da şeker dağıtarak onları minik bir şekilde ödüllendiriyorum.
Sarı küme verdiğim odevi bitirmiş fotoğraflarını çekmemi bekliyor.
Bu hafta şarjım erken bittiği için fazla resim çekemedim..Sınıf öğretmenleri"Biz yokuz bu hafta." diye sitem ettiler.
Görerek dokunarak öğretmek istiyorum. Bunu gerçekleştirmek için aklıma gelen her yolu deniyorum. Bir yumurtayı akşamdan kaynattım ve temel çizimleri üzerine çizdim. Saç, kaş, ve sakalları pamuk yapıştırarak oluşturdum. Çocuklarım çok beğendi ama hanım sabah kahvaltısını hazırlarken buz dolabında bu manzara ile karşılaşınca bayaa korktu."Girmediğin bir burası kalmıştı, burayada girdin sonunda." dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder