5 Şubat 2008 Salı

Deniz Cem Türkeş /karikatürü çok seviyor/

Deniz sekiz yaşında ve karikatürü çok seviyor. 6 yaşında okula başlamış , 3. sınıfa gidiyor. Annesi geçen hafta telefon etti, 4. Levent Kurdoğlu pastanesinde tanışıp ilk dersimizi yaptık. Bir özel okula gidiyor ve o okulda arkadaşımız Musa Gümüş onlara karikatür dersi veriyormuş. Denizin dosyasını görünce bir hayli yol aldığın hemen fark ediyorsunuz. Temiz arınmış çizgileri " Benim konu ile ilgili temel bilgilerim var." diyor. Bu da karikatür derslerinin çok faydalı olduğunu belgeliyor. Teşekkürler Musa Gümüş hocama, ve diğer okullarda karikatür dersleri yapan Kamil Yavuz a, Oğuz gürel e, Muhammet şengöz e, Devrim Demiral a ve daha bir çok arkadaşa teşekkürler.
Bu hafta beni Etiler' deki evlerine davet ettiler. Pastahanede tabii zor oldu, gelen gidenler dikkatimizi dağıtıyordu. Verdiğim ödevle derse başlayacaktık bu haftaki dersimize ama annesi bana önce bir Türk kahvesi ikram etti. "Deniz ben bu kahvemden bir yudum içtim, bunu bana çizer misin? Sen çizene kadar içmeyip seni bekleyeceğim." dedim. Hemen kalem kağıda sarıldı, çiziverdi. " Bak, bazı espiriler işte böyle bulunur. Bunlara masa başı espiri, denir. Bu yaptığından bir espiri bulabilir misin Haydi düşün. Buna fikir cimnastiği denir. Hiç yabancılık çekmedi. "Boğulan birinin elini çizebilirim, öğretmenim." dedi." Güzeeel bak o benim de aklıma geldi hemen." dedim. Çiz ama, istersen biraz daha düşün, ilk aklına geleni çizme bence, bir de bana tarif etme, çizerek göster. Sen bir çizersin. dedim. Sonra yukarıdaki espiriyi buldu.Çok sade çiziyor ve sanki mürekkeplemiş gibi kurşun kalemi bastırarak tek çizgi yapıyor. Ben se ona /geçen hafta da söylemiştim, /hiç bastırmadan çok hafif çizgilerle önce eskiz yapmalısın, diyorum. Öyle yaparken hafif zorlanıyor. Yaptı çok uğraştı hatta minik elleri yoruldu. Sonra keçe kalemle mürekkepleyip kurusun diye kaloriferin üzerine koydu./ Şimdilik böyle olacak./ Sonra başka malzemelerle çinileyeceğiz./
"Yorulmadıysan haydi bir tane daha düşün. Harikasın...Biraz sonra bu espiriyi buldu. " Dur Deniz. dedim ben biraz dinleneceğim. Çok şaşırdım, harika bir espiri buldun. 40 yıl düşünsem ben böyle bir şey düşünemem. Ben biraz odanın içinde dolaşacağım. Ateş bastı bana."Vaaaay beeee."Bravo sana..
" Bir kaç sporcu daha çizsen..""... Var da onlar fincanın arkasındalar."Tamam tamam, haydi mürekkeple bunu da...Eline sağlık./Koşan sporcu birazcik dik olsaaa. Yok canım daha neler, hiç bir şey umurumda değil artık.

Geçen hafta verdiğim ödevle ilgili iki çalışma yapmış Deniz. Biri çok karışıktı. Aynı karikatürde küçük küçük çok espiri vardı. Bir odada masa, kardan adam, düğmeler,vb. " Yalnız birini bir karikatür yapalım, dedim. Bir kağıtta bir espiri osun, mesela bu.. Yalnız bunu yeniden çizer misin bana, rica etsem?" " Tabii". dedi, bunu çizdi." Peki neden masanın ayağına kitap desteği yaptın?" "Şeeey öğretmenim, anneannemin masasının bir ayağı kısaydı, o altına bir tahta koydu, oradan aklıma geldi. "dedi. Bence çok mantıklı, başka yerde görmesi mümkün değil bu espiriyi. Cevabı çok inandırıcı.




Bu karikatüre hiç bir şey demiyorum, " Yeniden yapalım, demedim. hepşey yerli yerinde Perspektif hatası yok mu? Olsun. Bu gün çok yorulduk zaten. Yalnız "Deniz'ciğim bundan sonra İngilizce değil Türkçe yazılar yazalım. Eğer yurt dışına göndereceksek İngilizce yazarız. Bir de Hiç ,/ya da bunda gerekli olduğu için,/ çok az yazı kullandığın için sana ayrıca teşekkür ederim. Sen zaten duygularını çizgi ile anlatmayı sevdiğin için karikatür çiziyorsun değil mi?. Bana zaman ayırdığın için sana teşekkür ederim. Bak biraz sonra da yüzme takımıyla çalışman varmış. Bizi dinlediği, izlediği için ikizin Engin e de teşekkür ediyorum. Karikatürü sadece çizmek değil, anlamak, yorumlamak önemli, bu ayrı bir kültür, ayrı bir spor.
Raşit Yakalı


Hiç yorum yok: